

Deniz Kenarı
Yazım Kıştan ilkbahara yürüyoruz. Bir şarkı fonda; adımlarımı hızlandırır gibi durmaksızın akan, daha çabuk denize ulaşsın diye sokaklar ve tam nakaratta bulayım diye kendimi bir
Yazım Kıştan ilkbahara yürüyoruz. Bir şarkı fonda; adımlarımı hızlandırır gibi durmaksızın akan, daha çabuk denize ulaşsın diye sokaklar ve tam nakaratta bulayım diye kendimi bir
Gözlerimi kapattım. İki elimle göğüs kafesimi iki yana doğru sonuna kadar açtım. İçime dolan ve boşalan nefesimi ve kalbimi dinledim. Öylece açınca göğsümün ortasını, sanki
Uzun bir yolda yürürken durup şöyle bir arkaya bakmayı akıl ettiğimiz tek nokta gibi 31 Aralıklar. Arkamızda bıraktığımız yolda iyisi ve kötüsü ile her ne
Herkes değerleri için bedeller ödüyor. Kırk iki yaşımın baharında bir gerçek netleşiyor. Değerler bedellere yeterli geldikçe devam ediyor. İnsan tabiatı gereği hayatı sürdürülebilir kılmaya meyilli.
Bir söz vardır. “Çoğu zaman anlamak için değil cevap vermek için dinliyoruz” diye. Oysa ki zorlanmalarımızı paylaşırken cevaplara değil anlaşılmaya, duyulmaya, hissedilmeye, kalpten dinlenilmeye ihtiyaç
Ağustos toparlandı gitti işte. Deniz, rüzgar, sessizlik, beyaz kumlar ve tüm bunların insanın ruhuna zerk ettigi muazzam dinginlik. Haziran başlarken bu yaza çok inanıyorum demiştim.